Öfkemin tetiklerine ihanet sürdüm, soyundu bedenin
Bir yıldız alacasına şiirler ektim, sonbaharda topladım
Yel süpürdü senli bekleyişleri, hazan oldum, ağladım
Nazlı bakışlarının zemherisine aşk diye seni ekledim.
İki ayrı dilden, fırtınası hiç kesilmeyen mevsimlerden
Kendini inkâr eden sevişmelerin doru titreyişlerinden
Ve dallarını silkeleyen bir rüzgârın anlık esişlerinden
Pozlarını yüreğinde saklayan bir aşkın son resminden.
Kendi dağlarımızın damarlarından çekilince aşk güneşi
Üzünçlerinin kaygılarıyla avuç aç ışıltıları kayıp göğüne
Bir ömrün aşina resimlerini izle, söv hoyrat geçmişine
Ömür diye iç geçir, kaybolan anları it ellerinin tersiyle.
Defalarca dağıtılmış mutluluk yataklarıdır aslını inkâr
Her yalnızlık kendi damarını zorlar, aşk gecelerde ağlar
Sıkışan yüreklerin ömürleri kısadır, ah incitildikçe kanar
Acılar denizine at kulaçlarını, mayıs gülleri dağlarda açar.