Bilinç, farkında olmaya karşılık gelir. Belirli bir sürede insanın kendisinden ve çevresinden haberdar olması halidir. Kendi toplumun, kendi yürek devletinde haberdar olmak, gerçekleri görmek, yaşamak ve onları yaşatmak .
Bilinçli bir geleceğe, bilinçli adımlarla atılmak. Bize sunulan hayatın merkezindeki temel taşları bilmek, onlarla beslenmek , gelişmek ve güzel bir gelecek inşa etmek.
İnsan beyni , çok güçlü, kişisel bir bilgisayardır. Ona hangi bilgiyi yüklerseniz bunu olduğu gibi kabul eder ve yüklediğiniz bilgiye uygun düşünce ve davranışlar üretir. Sahip olduklarımızın atlasında hiç bilmediğimiz ilmi keşifler var.
-Ne kadar biliyoruz? Neden gelişmişlik düzeyimiz böyle? Nasıl gelişeceğiz? Sorular , cevapsızlık kendi bendini kurup gidiyor.
Ne yapmak ile neleri yapmak arasında kalmamak için önce kendi duruşumuzu sergilemek gerek.
- İlmi duruş, sosyal duruş, bireysel duruş, ulusal duruş ve özümseyiş. Ne bildiğini bilen, neyi bildiğinin farkında olan ve elindeki bilgi ile ne yapacağını kestirebilen kişi, grup olma bilincini yakalamak.
Beyin işlevleri, beyinde belli davranışlardan sorumlu özel yerlerin bulunduğunu gösterir. Örneğin beyindeki hipotalamusun açlık, doyma, susuzluğu düzenlediği lokalizasyonla belirlenebilmektedir. Beyin kökünü saran birbirinden farklı özellikteki sinir telleri zevk, huzursuzluk, korku gibi temel duyguların yer aldığı bölgedir. Böyle güçlü organlara sahipken neden hala bilinçleşme düzeyimiz ,sosyalleşme düzeyimiz çok ağır ilerliyor?
-Müzikle, şiirle, güzel sanatlarla, tiyatroyla, görsel sanatlarla, sporla ilgilenen kaç gencimiz var? İlgilenmek yetmiyor, onları hobi olarak yaşamak ya da sosyal bir meslek olarak yaşamak gerek.
- Her yerde aynı manzara, gitar çalan ,şiirle,sanatla ilgilenen ,sosyalleşmeye meyilli üç beş öğrenci var. Her etkinlikte o öğrenciler, her yerde onlar. Ya diğerleri siz nerdesiniz ?
- Bu toprağın her adımında bir bilinç kulesi var. İbn-i Sina,Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacip, Mevlana , Yunus Emre, Naima, Cemil Meriç, Necip Fazıl, Piri Reis, Seydi Ali Reis, Ahmet Yesevi, Mehmet Akif,Fuzuli, Ali Şir Nevai, Yahya Kemal Beyatlı, Ayhan Songar, Mehmet Öz gibi nice ilmi kuleler çıkmış.
-Bizim neyimiz eksik ? Ülkemizde bilinçleşmenin bütün kapıları açıkken, sosyalleşmek adına neden yerimizde sayıyoruz?
-Dil bilmeyen, düşünmeyen, okumayan, üretmeyen, yazmayan, vatanına , ailesine, kendisine ne faydası var ki ?
Bir düşünceye ne kadar uzun süre inanırsanız o kadar gerçek olur. Ne düşünüyorsak onun toplamıyız .Bu konuda J.P.Sartre :” Bizler seçimlerimizin toplamıyız.... “
Hayata negatif düşüncelerle, sorularla bakarak değil, hiçbir şey kötüye gitmiyor.
Zor koşulları aşabilecek güce sahibiyiz Bu koşullar bizim daha da gelişmemizi
sağlayacak” tarzında bir düşünceyle olumsuz programlamayı reddederek
olumlu düşünme kararını vermerek bilinçli birey olmak, bilinçli bir toplum oluşturmak zorundayız.