Ne keyifle yazdığım okuduğum şiirler ezberimde
Ne de bağıra çağıra söylediğim şarkıların sözleri
Dalgın gözlerle yürüdüğüm caddelerde kayboluyorum
Sonsuz bir inatla sarıldığım ayça fm radyosundan
Gelen o harika melodilerin de tadı yok
Peki ya o yağmurda iliklerime kadar ıslanmalarımı
Kim çaldı benden? Bilmiyorum
Susuyorum artık,sustukça susuyorum
Üzerime gelen insanlardan kurtarmak için ruhumu
Suskunluğuma sarılıyorum
Ama yine de saplanıyor yüreğime bazı kelimeler
Bazıları da acıtıyor üstelik
Kendimi bulup bulup kaybettiğim karanlıkta
Düşünüyorum da bu güne kadar hep
Yazmışım gibi okumuşum, önemlisi sevmişim
Bunu biliyorum ama zaman da geçiyor hızla
Tükenmez sandığım bütün sözler bitiyor
Ben de yavaş yavaş tükeniyorum
Onca yıldan sonra,hayata dair ne kaldı ki elimde?
Kocaman bir hiç..
Öyleyse neden bunca çaba, neye bunca isyan
Öyle anlamsız ki yaşadığım hayat
Her şey az sonra gerçekleşecekmiş gibi duruyor
Elimi uzatıyorum tutmak için, kayboluyor.
Toprağa ateşi düşürecek,
Denizi yakamozlarla süsleyecek sesin sahibini…
Artık basit şeyler bekliyorum yaşamdan
Kimselerin bilmediği sırlarım olmalı
Kimselerin gitmediği sokaklarım olmalı
İçimi kanatan özlemlerle yaşlanıp
Sonra da sessizce gitmeliyim bu dünyadan
İste yine susuyorum,
siyah bir geceye dönüyor her anım
Yazdığım her şiir
Kanatıyor yaralarımı, içimdeki çocuk ölüyor
Yalancı gülümseyişlerle beni ciddiyete
Çağıran insanları da önemsemiyorum
Elimden kayıp gidenlerden korkmadığımı bilmiyor ki hiç biri…