edipler.com

Anasayfa > Köşe Yazıları
Gönderen
Ertuğrul Erdoğan tarafından 16.11.2009 tarihinde eklendi. 132 kez okundu.

Beğeni Puanı

Favorilerime Ekle Favorilerime Ekle

Paylaş Facebook' da Paylaş

BİZE NELER OLUYOR?





     “Açılım” rüzgârı bizi fena çarptı. Politikacısından vatandaşa kadar gerildik!..  Liderler birbirlerine fena patlıyor… Pamuk ipliği dostluklar neredeyse koptu kopacak… Tıpkı dananın kuyruğu gibi…

                   Tele kulağın ise dünya umurunda bile değil. Ne “Açılım” dinliyor, ne de “İşsizlik”.. Onun tek derdi, “Darbe var mı?” Şüpheleriyle yine bildiğini dinliyor… Yargıtay ve İstanbul Başsavcılığı’nın dinlendi haberini hep birlikte izledik.  Hukuk, yani “Kuvvetler İlkesi”nin en önemli sacayağı büyük yara aldı. Partiler, Genelkurmay, Meclis, Kurumlar ve piyasalar ise diken üstünde!...

          Birlik ve beraberlik içinde, artık, ne darbe, ne Ergenekon, ne Deniz Feneri Davası, nede “Açılım”dan uzak, mutlu refah, kültürlü, bilim ve ilim ışığında gelecek nesle iyi bir ülke bırakmayı düşünen, birbirine sıkı sıkaya kenetlenmiş bir Türkiye dileyerek, gelişmeleri hep birlikte takip ediyoruz..

         Memurlar, artık gözünüz aydın!... Durun hemen; “ Yoksa maaşlara yüksek oranda zam mı geldi?” demeyin!... Artık “İkinci bir iş” yapmanız, yasallaşıyor.  “Zaten yapmıyor muyduk?” , “ Servis içinde az mı, çiğ köfte sattım.” Diyenleriniz olmuştur. Hele bir de sermayeyi buldunuz mu, tadından doyum olmaz!.. Sahi, bu arada, yöneticilerinizle aranız da iyi olmak zorunda. Onların bir dediğini sakın ikiletmeyin!.. Ara sıra “Yağcılık” yapmayı da ihmal etmeyin, zira izin almalarda size lazım olacak!... Zaman zaman, “ Şefim bana az müsaade, bu ay dükkânın giderleri yüksek” , “ İstanbul’dan mal almam lazım” , “ Hanım kürk istiyor”, “ Çocuklar, yine G3 cep telefonu tutturdu” diye yakınacaksınız! İşyerinizde sattığınız ürünlerden de hediye paketleri yapıp, yönetici ve servis arkadaşlarınıza da vermeyi ihmal etmeyin! Neme lazım, sus payı olur!... Bu arada sakın unutmayın, müşterilerinize yanlışlıkla;

         “ Buyurum Müdürüm” demeyin, müşteriniz şaşkınca yüzünüze bakıp, memur olduğunuzu bir çırpıda anlayıverir!..

         Yöneticilerden söz açılmışken, iş hayatında ilginç yönetici tipleriyle birçoğunuz mutlaka çalışıyordur, değil mi? Ufacık konuları hiç yoktan kapris yapan, ailesini yönetemeden servisi yönettiğini zanneden, günleri, hatta yılları sizlere zindan eden. Evinde kuzu, işyerinde aslan kesilen, çalışanın psikolojisinden anlamayan, bilgi eksikliğini, verdiği direktiflerle örtbas eden, kim bilir ne çok yöneticiler vardır.  İşte bu tip yöneticilerin ülke ekonomilerine zarar verdiklerini, biliyor muydunuz?  İngiltere’de yapılan bir araştırmada, kötü yöneticiler yüzünden, çalışanların hastalanarak, ülke ekonomisine maliyeti tam 54 milyar Sterlin’miş. Bizde de böyle bir hesap yapılsa, kim bilir ne kadar maliyet çıkar dersiniz? Sanırım böyle bir genelgenin bizim ülkenin yöneticilerine de gerekecek. Ancak;

         Yazdığı Mesnevi’de “B” ile başlayan  “ BİŞNEV” yani “DİNLE” diyen, kendisine de “HAMUŞ” (Suskun) adını veren Hazreti Mevlana;

“Tanrı adına savaş açanlar, kötülükte ısrar edenler, merhamet ve vicdan sahibi olmayanlar, insanlara zulmedenler, Allah’ın sevgili kulu olamazlar ve bizden değildir onlar.” Sözünü tüm yönetenlere hitap ediyorum. Zamanında partilerin kartlarıyla yönetim birimlerini torpille hızla atlayan densiz yönetici tiplerine bu genelgelerde fayda etmez. Zira Atalarımız boşuna; “ Huylu huyundan vazgeçmez” dememişler. Bakınız Ata’mızın yönetim anlayışına;

          Atamız, karşısında kim olursa olsun, bağırıp, çağırmak yerine, onu dinleyerek kazanırmış. Ona başarının sırrı sorulduğunda, verdiği cevapta; “ Durur, durur, dinlerim. Ona göre de tedbirlerimi alırım.” Demiş.

         Ya peygamber efendimiz; İnsan unsurunun verimli kullanmasında en etkili faktör, yine kendisi olurmuş. O, insanların nasıl olmasını istiyor ve hedefliyorsa, önce bizzat kendisi yaşar ve fiili olarak örnek olurken, yapılması gereken işlere, herkesin ruhen ve fikren iştirakini sağlayarak projesini en sağlam temeller üzerine gerçekleştirirmiş.

         Öyleyle, dünya sorunlarının sebeplerinden biriside, kötü yönetici ve yönetimlerden mi kaynaklanıyor dersiniz?

         Peki, iyi bir yönetici sizce nasıl olmalı?

         Önce, olgun, kendisine güvenli, başkalarına güven veren, samimi, bilgi donanımlı, ilişki kurmayı ve duygudaşlık yapmayı bilen, ileriyi görebilen, liderlik vasfı olan, etkili konuşan, kararlı, dürüst, astlarında iş tatminini sağlamak için gereken her şeyi yapan olarak, bilimsel eserler söylüyor…

         Yukarıda sıralanan unsurların hepsini taşıyabilen yöneticiniz varsa, mutlusunuz demektir.

         Yoksa hayatınız kararmaya, gözlerinizin altında torbalar birikmeye, ateşiniz çıkmaya, içiniz kararmaya, psikolojik olarak yıkılmaya, sonuçta da ailecek gününüz, hatta yıllarınız zehir olmaya başlamış demektir.

         İyi yöneticilerle karşılaşmanız dileği ile…

         Sevgiler…

 

Ertuğrul Erdoğan

16 Kasım 2009/Bursa

                  

 


Yapılan Yorumlar [ SİZ DE YORUM YAZIN ]



Adınız Soyadınız  
E-mail Adresiniz  
Arkadışınızın Adı Soyadı  
Arkadaşınızın E-mail Adresi  
Mesajınız  
     
    Arkadaşıma Gönder 

Benzer İçerikler
İçerik Adı Gönderen Tarih
BİZE NELER OLUYOR? Ertuğrul Erdoğan 16.11.2009

E-Mail :
 
Şifre :
 
   Beni Hatırla
Üye Ol | Şifremi Unuttum

Radyomuzu Sitenize Ekleyin

Köşe Yazıları
Mehmet Kızılaslan
KALDIRIN 19 MAYISI
Nermin Aydın
İzlenmesi gereken yol
Hayrettin Taylan
Gönül ile Aklın Felsefi Haspihali
Celalettin Tokmak
Diyarbakır' lı Nineden Utanıyorum
Ertuğrul Erdoğan
Bakanım, Çiçekleri Soldurmayın
Ali Avşaroğlu
Son Eklediği 5 İçerik:
Gücüm yetmiyor
Yoksun
Avşaroğlu Nermin Önbaş %Aydın% MSN yazışması
Bilmemki Nesin
Yandım Hasretinden Sevgilim Yandım


 

Ana Sayfa | Telif Hakları | Yardım | Site Kuralları | İletişim

2009 © Copyright edipler.com  Tüm hakları saklıdır.

6636737
Bu sitede Met-Ay Bilişim tarafından hazırlanmıştır.