edipler.com

Anasayfa > Hikayeler
Gönderen
Ahmet Ünal ÇAM tarafından 08.06.2009 tarihinde eklendi. 105 kez okundu.

Beğeni Puanı

Sepete Ekle Favorilerime Ekle

Bu Belki Son Günündür



Bu Belki Son Günündür

Adam, telaşlı, öfkeli bir halde hanımına bağırıp, çağırıyordu. Babalarının sesini duyan iki çocuk ise yataklarından kalkıp salona gelmişti. Babalarının öfkeli halini görünce, korkmuş, sinmiş halde birer koltukta sessizce oturup kalmıştı.
Adam, çocuklara aldırmadan, hanımın üzüntüsüne aldırmadan söylenip duruyordu;
-Söyledim değil mi, söyledim. Bu gün toplantı olduğunu, açık mavi göleği ütülemeni söyledim. “Kahverengi gömlekle gidiversen nolur!”muş. Bu gün sunum yapacağım, karamsar bir görüntü mü vereyim, dinleyenlerin içi kararsın, bu da projeye verecekleri oyu etkilesin! Bunu mu istiyorsun?
-Tamam bey, bitti işte.
Adam açık mavi göleği hışımla aldı;
-Bitti, tabi bitti ama ben geç kaldıktan sonra bitmiş neye yarar.
Hanımı çocukların korkmuş haline baktıktan sonra, yine eşini sakinleştirmeye çabaladı;
-Dün bundan da geç çıkmıştın, vakit var, yetişirsin.
-Anlamıyor ki, anlamıyor ki. Bu gün sunumu ben yapacağım. Herkesten önce gitmeliyim ki, gelecek önemli konuklara ‘Hoş geldi’ demeliyim.
Adam bir sürü söz daha söylenerek, bağırarak çıktı, arabasını çalıştırıp uzaklaştı. Hanımı, direksiyon başında da öfke saçan eşinin halinden endişelendi, “Bir kaza yapmasa bari…”
Eşi uzaklaşınca, çocuklarının yanına gidip sarıldı, rahatlatmaya çalıştı.
-Madem erkenden kalktınız, hemen size sultanlara layık bir kahvaltı hazırlayıp getireceğim.
Mutfağa geçti, zihnindeki huzursuzluğu dağıtmak için hemen neşeli müzikler çalan bir radyoyu açtı. Ocağa haşlamak için yumurta koydu, cezvede süt ısıtmaya başladı. Masaya zeytin, peynir, reçel koymayı da ihmal etmedi.
Biraz sonra çocuklarına seslendi
-Kahvaltınız hazııır!
Çocuklar kahvaltıya otururken, radyoda müziğin birden kesilmesi dikkatini çekti. Son dakika haberi anonsuyla, radyonun sesini biraz daha açtı. Radyo’da zincirleme bir kaza haberi vardı. Ayrıntılarla biraz sonra birlikte olacağız demişti spiker ama kazanın yerini söylediği andan itibaren o sandalyesine yığılıp kalmıştı. Spikerin bahsettiği kaza yeri, kocasının her gün işe giderken geçtiği dörtlü kavşaktı.
Eşinin bu kavşaktaki trafikten şikayetçi olduğunu, her sabah yoğun bir trafik olduğunu söyleyişi aklına geldi. “Geç kaldım diye acele edip acaba o da…” Aklına gelen düşünce içini daha da yaktı, hemen ayağa kalktı.
-Çocuklar, unutmayın ocağa yaklaşmak yasak. Kahvaltınızı yapıp salona geçin, oynayın. Benim acil bir yere uğramam gerek, kapıyı da kimseye açmayın tamam mı?
Çocukları uslu, söz dinler olduğu halde, çok kısa süreli de olsa evde yalnız bırakmak zorunda kalsa tekrar tekrar tembihte bulunurdu.
Sokağa çıkmak için üzerine bir şeyler aldı, cebine de bir taksi parası aldı. Kapıya yöneldiğinde kocasının bu kazada ölmüş olabileceği endişesiyle kabaran yüreğine daha fazla dayanamayıp, ağlamaya başlamıştı. Göz yaşlarını çocukları görmesin diye, açık olan mutfak kapısına sırtını dönmeye özen gösteriyordu. İçindeki acının kocasının ölmüş olma ihtimali kadar, giderken kendisini kırması ve çocuklarının önünde bağırıp çağırmasından da kaynaklandığını anladı. Oysa her zaman böyle öfkeli değildi.
-Eğer ölürse, çocuklarım babalarını, son gördükleri haliyle mi hatırlayacak? Kalp kıran, öfkeli bir baba olarak mı kalacak akıllarında?
Kapıdan çıkarken, çocuklarına bir kez daha seslenecekti ama artık akan gözyaşları saklanamayacak haldeydi. Hemen kapıyı açıp dışarı çıkmak için hamle yaptı ama karşısında kapıya doğru adım atmakta olan kocası vardı.
Adam, bir an karısının ıslak yanaklarına baktı; “Haberleri mi dinledin?” diye sordu. Hanımı, konuşamadan sadece başıyla onayladı. Adam, önce sarıldı, sonra eşinin yanaklarını sildi.Hanımı zorlukla sordu;
-Hani önemli bir toplantına geç kalmıştın, niye döndün?
-Kaza benim hemen yakınımda oldu. O anda toplantıdan daha önemli bir şeyi unuttuğumu hatırladım. Eğer o kazada ölseydim…
O anda çocuklar da yanlarına gelmiş, babalarının yine öfkeli olabileceğini düşünerek, annelerinin yanında durmuştu. Adam, bütün içten, samimi gülümsemesiyle çocuklarını yanına çağırdı, boyunlarına sarıldı, yanaklarından öptü.
-Ben bu gün büyük bir hata yaptım ve evden çıkarken, sizleri ne kadar sevdiğimi söylemeyi unuttum. Böyle önemli bir şey unutulur mu hiç. Ne yapalım, ben de geri döndüm.

Yazar : Ahmet Ünal ÇAM 09-02-2009 09:00

Yapılan Yorumlar [ SİZ DE YORUM YAZIN ]


Nermin Aydın
Mesaj Sayısı :106
Kayıt Tarihi :11.04.2009

 
08.06.2009 17:57:23  

Güzel bir yazı okudum hoşgeldiniz ediplere kaleminiz var olsun sevgiyle kalın...




Adınız Soyadınız  
E-mail Adresiniz  
Arkadışınızın Adı Soyadı  
Arkadaşınızın E-mail Adresi  
Mesajınız  
     
    Arkadaşıma Gönder 

Benzer İçerikler
İçerik Adı Gönderen Tarih
BEN BUGÜN KIRGINIM Nermin Aydın 21.05.2009
Bu Belki Son Günündür Ahmet Ünal ÇAM 08.06.2009
Değer Miydi İstanbul Sana... Hüseyin Yanmaz 26.08.2009

E-Mail :
 
Şifre :
 
   Beni Hatırla
Üye Ol | Şifremi Unuttum

Radyomuzu Sitenize Ekleyin
Köşe Yazıları
Bülent Arı
BU TOPLUM NASIL ÇAĞDAŞLAŞACAK.....
Ertuğrul Erdoğan
KÖŞE YAZANLARI NA UYARI
Kurtuluş Çalışır
EVRENSEL ADALET ANLAYIŞI (YARGI ETİĞİNİN YOL GÖSTERİCİSİ OLMALIDIR)/kurtuluş
Hayrettin Taylan
Cemil Meriç Rüyası
Aslan Baykara
Senin hangi düşüncene saygı gösterelim
Fatih Dişbudak
Son Eklediği 5 İçerik:
GÖNÜL
GÖNÜL
UNUTURUM
Olmasamda
Diye

Gündem
Manşet
Ekonomi
Dünya
10 Şair 100 şiir kampanyası başladı
Gönül dostları Sivas’ta bir araya geldi


 

Ana Sayfa | Telif Hakları | Yardım | Site Kuralları | İletişim

2009 © Copyright edipler.com  Tüm hakları saklıdır.

7789138
Bu sitede Met-Ay Bilişim tarafından hazırlanmıştır.