DEVLETLER, KAPİTALİZMİN OYUNU, İŞSİZ KALAN İŞÇİLER
Her beş yıl öncesini gözden geçirdiğinizde, Ogün doğru gibi görünenlerin yada size yutturulanların doğru olmadığının, bugüne hazırlanan bir oyun olduğunu sezenleriniz var mı bilmiyorum?
“Kapansın bu zarar eden fabrikalar bizim vergilerimizle ödeniyor işçilerin maaşları” diye dillendirilen devlete ait Fabrikalardı. Oysaki o dönemlerde hiçbir şahsa ait fabrika zarar etmiyor, nedense Devletin fabrikaları zarar ettiriliyordu. O günlerde o kasıtlı olarak teknolojileri yenilenmeyen fabrikaların başına Özel sektörün ekmeğine yağ sürecek iş ahlakı olmayan müdürler atanıyor. Onlarda “Ben bu Fabrikayı kapatmaya geldim” sözünü yerel yöneticilerimizin içki masalarında söyleyecek kadar aşağılaşabiliyorlardı.
Uzun çarşının sarraflarına “gelin bu fabrikamızın kapanmasına mani olacak önlemler alalım” dediğimizde “ne diyorsunuz kardeşim bu işçiler bizim vergilerimizi bitiriyor. Fabrika kapansın gelsinler maaşlarını biz verelim” diyebilecek kadar sözüm ona Milliyetçi geçiniyorlar, yanındaki komşuları tarafından alkış alabiliyorlardı. Bizde onlara “Fabrika kapanırsa, bir yıl geçmeden uzun çarşının siz sarraflarının yarısı kepenk kapatacaksınız” dediğimizde “Hadi canım sende” dercesine dudak büktüklerini görüyorduk.
Şimdi geldik, fabrikalarının önünde işinden atıldıkları halde, fabrikalarının bahçesini terk etmeyip, sloganlarla ekmek kapılarını korumaya çalışan işçilerin görüntülerine.
Devletin Fabrikaları kapatılırken, işçilerin direncinin kırılması için, bazılarını başka şehirlere, bazılarını erken emekliliğe, bazılarını da başka devlet dairelerinde iş vererek, örgütlenmeleri engellenmişti. Zamanın işçi sendikalarının ağalarını da iş ahlaksızlıkları nedeni ile satın almışlar, sendikaları da işlevsiz hale getirmişlerdi.
Devletçilik oku bulunan partilerde dahil olmak kaydı ile Devletin Fabrikalarına sahip çıkılmadı. Teker, teker özelleştirilirken, ya da arsaları için satılırken, akabinde kapatılırken, Bazıları da “Yerinde Üniversite kurulacak kaybınız olmayacak” diye aldatılırken% MİLLETİMİZ UYUTULDU.
Geldik bu günlere, Onurlu iş adamları İntiharı göze alıyorlar, direniyorlar. Ahlaksız iş adamları da Krizi bahane ediyorlar ve geçmişte ki kazançlarından fedakarlık da bile bulunmadan, tazminatlarını dahi ödemeden işçilerinin işine son veriyorlar. Bu karda kış da onların ve çocuklarının ne yapacaklarını hiç düşünmüyorlar.
Mustafa Kemal Cumhuriyetin ilk on yılında Devlete tam 630 fabrika kurduruyor. Ayrıca Devlet desteği ile, Devlet eliyle verilen kredilerle, bir o kadar da özel sektörün fabrika kurmasını sağlıyor. Bunun adına da “Karma ekonomik sistem” demiş orta bir yol bulmuş. Ne Tamamen devletçi Rusya benzeri Kominizim i, Nede Tamamen İnsanın egosuna ve Merhametine bırakılan Kapitalizmi uygulatmamış ülkemizde.
İşte insanın egosuna, merhametine bırakılan, ÇALIŞANLARIN geleceği patronun iki dudağı arasına bırakılan, insafına terk edilen sistemde, iflasın eşiğine geldi.
Türk Özel Sektörü, Devlet Kredileri ile kurulmuş, Devlet eliyle zengin edilmiş olmasına rağmen bugün, Devlete rest çeker hale gelmiştir. Yabancı sermaye temsilcileri ile bir olup, Devlet adamlarını satın alır hale gelmiş ve Devlet Fabrikalarını kapattıracak yasalar çıkarabilir güce erişmiş dir.
Oysaki Devletin sosyal yanı, İnsanını yardım alır duruma düşürmeyen, alın teri ile yaşayan onurlu Vatandaş durumuna taşıması gerekmez miydi?
Efendiler geliniz bu yanlış, iflasın eşiğine gelmiş sistemden dönünüz. Bu uçurumlar bir gün sizleri de sırça köşklerinizde rahat uyutmayacaktır.
Dünyada İnsanların kurduğu İki Ekonomik sistemden çok farklı bir sistem daha var mı acaba? Bu sistemde Fabrikalara ve Üretim hanelere Vergi olmasa. Bir Taşıttan, bir evden vergi alınmasa. Sadece yatan, atıl durumda, insanlığın hizmetine sunulmayan varlıklardan vergi alınsa. Toprağın işleyebildiğin kadarını elinde tutabilsen, işleyemediğin kısmını başkası işlese nasıl olur acaba? Son günlerde çözüm olarak sunulduğu gibi, Faiz hiçbir yerde olmasa Nasıl olurdu dersiniz?
Ne iflas eden kominizim, Nede İflasın eşiğine gelmiş Kapitalizm İnsanlık için çözüm olmadığını göstermedi mi hala?
Halbu ki Mustafa Kemalin Karma Ekonomik Sistemi İlk on yılda ne kadar başarılıydı. Mustafa Kemal, Ne Emperyalizmin bencil sistemini, Nede İnsanların “Benim” diyemediği Kominiz mi kabul etmedi. Siz onun karma Ekonomik Sistemini de bozarak Acımasız kapitalizmin uşağı oldunuz. Ne yazık ki bu sisteminde sizlerinde sonunuzu siz kendiniz hazırladınız. Mehmet KIZILASLAN 2008-12-23