DEVRİM ARABALARI
Dün akşam bu isimle bir film seyrettim. Belki sizler bu filmi benden çok daha önce seyrettiniz. Çok duygulandım. Çok üzüldüm. Bugünlere nasıl gelindiğini çok daha iyi anladım.
Devrim yapıyoruz diye ihtilal yapanları asla övmeyeceğim. Millet bilmez biz onlardan daha akıllıyız diyenleri asla sevmeyeceğim. Millet iradesini silahlı yada silahsız ortadan kaldırmaya çalışanları her zaman kınayacağım ve onlarla ömrümün sonuna kadar savaşacağım. Zira ihtilalcinin sendeni, bendeni olmaz. Darbecinin iyisi olmaz. Darbelerin doğasında vardır insana saygısızlık, hakaret, aşağılama.
Darbelere karşı olmakla memleket yararına olan işlere karşı olmak bambaşka bir şey olsa gerek. Darbecilere karşı olanların darbe sonrası yapılacak iyi işleri engellemeye çalışmalarını gördüm bu film de. Darbelere ta başından karşı olmak, onların darbe yapmalarını engellemek yerine, bunu yapamadık nasıl olsa bari yapacakları iyi işlere engel olalım da Milletin gözünden düşsünler mantığı gördüm, çok yanlıştı. Bu fikrin nelere sebep olduğunu gördüm. Aşağılık kompleksli yöneticilerin nerelere kadar tırmandığını gördüm.
Atatürk ün Kurduğu Cumhuriyetin ilk yıllarında, kurulan Uçak Fabrikamızda 120 Savaş uçağı ürettiğimizi, 180 Eğitim uçağı ürettiğimizi. O zamanlarda Hollanda dan 30 uçak siparişi aldığımız, para kazanmaya başlayacağımız zamanda yetkililerin bu siparişleri üretmeyi kabul etmediğini, Fabrikayı kapattırdıklarını Traktör fabrikasına çevirdiklerini bir kez de film ortamında öğrendim.
Darbeci Cemal Gürsel in Devrim adlı Türk Otomobili yaptırmak için çabalarını gördüm. Dört otomobil, 10 motor üreten, Türk Mühendis ve İşçilerinin çabalarını gördüm.
Aslında Darbeci Cemal Gürsel e karşı olmalarına rağmen, adam gibi dik duramayıp, yaptığı iyi işlere karşı olan ve onun yanına kadar tırmanan politikacıları gördüm. İğrendim. Kimden mi? Önce Darbeyi yapan ve senelerce bunu Türk Milletine Bayram olarak kutlatan, Milletin oyları ile seçimle yönetime gelenleri astıran zihniyet den iğrendim. Sonra aslında darbelere karşı olup da dik durmayanlardan, onların yanındaymış gibi görünüp Milletin yararına olan şeyleri engelleyenlerden iğrendim.
Zamanın basın mensuplarından iğrendim.
Kapalı vagonlarda giden Devrim otomobillerinin depolarındaki benzini boşaltma emrini veren yetkililerden iğrendim.
Bütün özverilere ve kaliteli üretime rağmen, benzini olmadığından duran otomobil projesini başarısızlıkmış gibi sunan, yetkili ve yetkisiz zatı muhteremlerden iğrendim.
Birçoklarınız da benim gibi etkilendiniz belki de, şu sözleri hatırlıyor musunuz?
“Türkiye de hiçbir başarı, cezasız kalmaz”
“ Devdim arabası durduğunda en azından halk onu sırtlar demiştim”
“Adı devrim olan bir otomobilin sokaklarda dolaşmasına izin vermezler”
“Hiçbir mühendis ve işçi fazla mesailerini almayacaklar”
“Bu projede bana yer verdiğiniz için ömrümün sonuna kadar gururla yaşayacağım”
“KİM NE DERSE DESİN BİZ BU OTOMOBİLİ ÜRETTİK”
Değerli okuyucularım, Dün uçak Fabrikalarını, otomobil fabrikalarını kapattıran. Bu günde, Şeker fabrikalarını, Tütün fabrikalarını, Tekstil fabrikalarını, Bilcümle Devletin fabrikalarını kapattırıp, postanelerini, bankalarını, topraklarını sattıran yasalara imzalarını atanların, Allah cezalarını versin inşallah. Bu günlere nasıl geldiğimizi gördünüz mü? Darbeleri yapanlar kadar, onlara karşı durmayanların suçu yok mu sizce?
Millet den güç aldığını söyleyenler, Millete karşı herhangi bir hareket yaptıklarında, seslerimizi yükseltmediğimizde, seslerini yükseltenlerin yanında durmadığımızda, mücadelemizi% Elimizle, Dilimizle, Yüreğimizle sürdürmediğimizde insan olabileceğimizi mi zannediyoruz. Bizim hiç suçumuz yok mu? Mehmet KIZILASLAN 2010-03-17