Geçen yıl 750 cıvarında olan dünya milyarderleri sayısı, busene 1200 cıvarına yükselmiş. Geçen sene Türkiye de bu listeye giren 13 Milyarderimiz var mış, bu sene 28 milyarderimiz olmuş. Bu haberi birkaç pencereden bakarak yorum yapmak mümkün.
Ne güzel, Dünya milyarderleri ile yarışan ve o, bin iki yüz kişinin içine, çalışıp, çabalamış, terini, beyninin projelerini ortaya koyup, zengin olma başarısına ermiş ve Dünya zenginleri içine girme başarısını göstermiş 28 tane dolar milyarderimiz var. Diyebiliriz.
Diğer bir pencere, Arkadaş benim memleketimde de dünya milletlerinin zenginleri ile yarışacak zenginlikte zengin olduğuna göre Kapitalizmin bütün kuralları güzel işliyor demek ki, Her köşe başında Milyoner yaratamasak bile 28 köşede milyoner yaratmışız. Çalışırsak bizde olabiliriz belki. Diyebiliriz.
Bir başka Pencere, Arkadaş Cumhuriyetin kurulması 87 yıl önce. Yanmış, yıkılmış, ekmeğe muhtaç, yaklaşık %20 si savaşlarda yaralanmış, sakat kalmış bir ülke. Genç Cumhuriyet yaralarını sararken, köylüden topladığı vergilerin ağırlığı nedeni ile% köylü çifte koştuğu öküzün birisini devlete vergi olarak ödemiş. Devlet zenginleşirken 630 fabrika kurmuş. İnsanına iş ve aş temin etmeyi de ihmal etmemiş. İlk 10 yıl durum böyle.
Sonraki beş yıl içinde de KARMA EKONOMİK SİSTEM gereği kendi yerli özel sermayesini oluşturabilmek için% Hükümetler sağındaki solundaki okumuş, eğitimli, askerlikte hayatını kaybetmemiş, ya da askere hiç gitmemiş, uyanık yandaşlarına Devletin bankalarından krediler açarak, Yerli sermaye oluşturmuşlar. İsmet paşa bu zenginlerle, gariban halk arasındaki uçurumları bir ara görmüş ve VARLIK VERGİSİ çıkararak Devletin payını almaya ve Millete fabrikalar kurmaya çalışmış.
Daha sonraki yıllarda İktidara gelenler karma ekonomik sistemin devamını yandaşlarını daha çok kredi ve teşvik, geri ödemesiz kredilerle donatarak her köşe başında bir milyoner yaratacağız diyerek, Devlet Fabrikalarının kapanması pahasına onlara destek vermişler ve dengeler bozulmaya başlamış.
Devlet Fabrikaları ya satılmış ya da, kendi işçisinin maaşlarını ödeyemez hale getirilmiş ve kapanmaya mahkum edilmiş. Aynı dönemlerde kendi fabrikasını kurtarmayan, kapatan Devlet, Özel sektör Fabrikalarının “zarar ediyorum kriz nedeniyle batıyorum, işçi çıkaracağım” tehditlerine çok düşük faizli kredilerle destek olmuş kurtarmaya çalışmıştır. Bu konuda aynı hassasiyeti kendi fabrikaları işin göstermeyerek Özel sektöre teslim olmuş. Karma ekonomik sistemden çıkıp kapitalizmin oyuncağı haline gelmiştir.
Bu açıklamalardan sonra Türkiye zenginlerinin nasıl zengin olduklarını anlaya biliyor muyuz? Öküzünün birisini devlete vergi olarak ödeyen, Öküzün boşalt tığı boyunduruğa kendisi geçerek, fedakarlıkta bulunan köylüden alınan vergiler, daha sonraki yıllarda, Bağkur primini ödeyemediği için hapishaneler de sırayla yatıp gelen köylümüzden alınan vergiler, aynı dönemlerde yandaşlara geri ödemesiz kredi oldu. Ülkemizde Zenginler yaratıldı. Toprak ağalarının topraklarının da birikimi buna benzer yöntemlerle oldu.
Hiç birisi alın teri, göz nuru, el emeği ile zengin olmadılar. Hepsi istisnasız Büyük dedeleri, dedeleri ve babaları nın uyanıklığı ve Hükümetlerle dirsek teması ile oldu.
Atatürk ün Kurduğu Karma ekonomik sistem, Kapitalizme geçmek için kontrolsüz bırakılmasaydı, Devlet Fabrikaları kapatılmasaydı. Özel sektör kendi kurduğu oyunlarla, sırça köşklerinde sağlıklı yaşayabileceğini sanmasaydı. Bu uçurumlar olmazdı. Yetmiş Milyon kişinin içinden belki 28 kişi dolar milyarderi olmayacaktı. Amma Ülkemiz de işsizlik, yoksulluk kalkacak, yerine sosyal adaletin ve huzurun hüküm sürdüğü bir ortam hazırlanacaktı. Daha güzel olmaz mıydı ha ne dersiniz?
Mehmet KIZILASLAN 2010-03-11