Tekeş, yırtık papuçla
Bir valiz
Birkaç elbise
Biraz da duvar karasıyla
Çekip giderken
Döneceğin günün umuduyla
Bırak gönlün bende kalsın
Bir garip vedayla
Ellerimi tutup
Göğsüne koyarak
Kendinden emin edayla
Sonraki sefere..!
Sonraki sefere..!
Demeden
Bırak gönlün bende kalsın
Bedenimden taş duvarlı çeşmeler yaparım
Gözlerimden musluk
Toprak kâseden sunarım yaşlarını
Kana kana iç
İç
İç
Başını kaldırdığında
Vereceğim
Bırak gönlün bende kalsın
Işığın giremediği
Gölgelerin olmadığı
Tek bekçinin sen olacağın
Canımın ta içinde saklayacağım
Bırak gönlün bende kalsın
Dünya denilen bu han
Belli ki bir çoban aldatan
Yılkıya salınan at misali
Git
Git
Belki baharın bir yerinde
Tekrar geldiğinde
İade edilmek üzere
Bırak gönlün bende kalsın.