Yaz gelince gurbetten memlekete koşarak Yemyeşil yaylalara çıkmak ne güzel olur Kemence eşliğinde el ele tutuşarak Meydanları horondan yıkmak ne güzel olur ……..İbrahim Yavuz
En güzel yerde bile yaylaları anan biz Zaten onca yıllardır hasretinden yanan biz Kendini yüce dağın tepesinde sanan biz Köyümüze yüksekten bakmak ne güzel olur........Ozan Mikdati
Güneş bir kolye gibi su üstende yatarken Balıkçılar denize ağlarını atarken Seyrine dalacağız güneş ufka batarken Irmak gibi denize akmak ne güzel olur ……..İbrahim Yavuz
Nasip olmazsa bile çıkarız düşler ile Belki muhabbet eder orada kuşlar ile Ateş yakardı dedem eskiden taşlar ile Taşları birbirine çakmak ne güzel olur............Ozan Mikdati
Hamsi ile muhlama dertlerimin ilacı Akçaabat’ın köftesi Hamsiköy’ün sütlacı Kadınlar yufka için ateşe atsın sacı Diz kırarak sofraya çökmek ne güzel olur ……..İbrahim Yavuz
Çıplak ayaklar ile dolaşıp çayırlarda Eskiden çay toplardık el ile bayırlarda Satılır çeşitleri şimdi panayırlarda Kekik çiçeği gibi kokmak ne güzel olur.............Ozan Mikdati
Nasıl da özlemişim o patika yolları Yaz gelir meyvelerle dolar ağaç dalları Yayla çimenlerinde bekleyip de malları Akşamları ahıra sokmak ne güzel olur …….......İbrahim Yavuz
Dumanlı olsa bile tertemizdir havası Sakız kokan ormanlar derdimizin devası Bir demlik bir kaç bardak bir muhlama tavası Ocağı çıra ile yakmak ne güzel olur...........Ozan Mikdati
İbrahim’in gurbette kimse bilmez halini Arılar mesken tutmuş çiçeklerin dalını Şifa kaynağı olan şu Anzer’in balını Kalaylı sahanlara dökmek ne güzel olur ……..İbrahim Yavuz
Der Mikdati yanıyor gönlümün sol köşesi Sıladır gurbetçinin mutluluğu neşesi Kazılmış yüreğime silinmez ki kaşesi Yakaya beyaz bir gül takmak ne güzel olur...... Ozan Mikdati