Türkiye'de sanata bakış sadece sistemin içinde gizli bırakıldı.Sanatın ve edebiyatın çok seslilirliğini yitirmeside, kendini sanatçı sananların ve sanata dışardan bakmasını bile gözlemleyemeyenlerin getirdikleri tıkanmanın içinde kaldı.Edebiyat kültürel açılım ve sanat,işte birbirinden ayrılmaz kavramlar değerlerdir.Ama biz bu gün ne yzaıkki bu değerlerin,bize getirisini hala göremiyoruz nedense.
Televizyonlarda sergilenenlere baktığımda sanat adına yapılan ne var?.bacım edebiyatını çok iyi sergileyenler,olmadık manasız kadın proğramları,ve bu proğramlarda ağlayanlar sızlayanlar göz yaşı dökenler,ve acitasyonun tüm çıplaklığıyla yaşandığı bir görüntüyü seyretmek mümkün.Sesi olmadan şarkı söyleyen,sanatın adını bile tanımlayamayanların kendilerine sanatçıyım diye alt yazıda yazdıranlar,ve ''sanatın içine tükürürüm diyebilen bir sistem anlayışı''ama yılda dünyada 160 konser veren bir sanatçıyı yok saymak,ve bu gün Hamburg'ta 73 yaşına rağmen ben şairim demeyen,ama şiiri okurken ona hayat veren bir usta ÖZER MERAL,Sanataın ve sanatçının öksüzlüğünde onu anlattığımda,öldü diye ağlayan üzülen onca bilim adamı Prof.ve sanatçı dostlarının,yaşadığını duyunca inanamadıkları bir değer Özer Meral.Sanattan Şiir'den asla kopmamış yıllardır insanların tüm çirkinliklerinden uzakta kalmayı başardığı sırada ona sevginin darında sımsıcak hazların yaşanması noktasında güç veren tek dost şiir,Özer meral burada anlatılmaz yaşanır bana göre.İşte sanatı konuştuğumuzda onu yaşamak gerek derim Özer Meral bir şair ve sanat adamı şiir'in bana göre Mozart'ı ama onun gönlünde hep kirlenmemiş insan sevgisi yatıyor.
Batı'da yani sanat ve sanatçıya verilen değer çok farklı,ama Türkiye'de bu saygınlığı bulmak görmek mümkün değil.Sistem yaratıcıları bunu göremiyorlarmı acaba?Bir ülkenin uluslararası saygınlığında sanat ve sanatçının önemini biz hala anlayamıyorsak,bndan sonrada değişim ve çağdaşlıktan söz etmemeliyiz,işte acı gerçeği burada görmek mümkün ama hala bu gerçeği görememekte bana göre sanatın öksüzleşmesine sebep olanlardır.