Kader seni yar diye ben kendime sararım
Kışta yaşat yaz yüze dizle del, şu yerimi
Beyit yetmez ne çare ben kendimi yorarım
İncinip kırılırsan, gizle öl şu karamı
Çoklu altı genlere benzer arı kovanı
Şeker şerbet içerken serdi gönül divanı
Ömür çekip giderken dövü verdim havanı
Gözünde körelirsen, nazla al, şu ferimi
Görür görmez yüzünü yele akıl salınca
Güle şiir yazanı kalem hazla dolunca
Küle dönen ozanı kimdir diyen olunca
Aslıya sorulursan, sazla çal, şu keremi
Ferhat kayaya vurur sular coşar çağları
Gözde zindan karası her yan viran bağları
Çekiç atıp durmadan tepeleri dağları
Düzlere vurulursan, fazla bul, şu karımı
Yanar yürek sahrada gölge serap saçarken
Zulüm eder hevesi aşktan çöle kaçarken
Leyladan geçen mecnun ahreti seçerken
Göllere darılırsan, tozla sil, şu terimi
Sırda yalan arama cüsseli her demiyle
Bilge ana şefkati ve onun er demiyle
Fatihim sen yarama lokmanın merhemiyle
Yürekten sarılırsan, tuzla gel, şu yaramı…