Kandil yansımalarıyla yürüdükçe yüce sevdanın kollarına
Alnımın közündeki özlem saatleri durmaz, sensizliktir aşk
Direnişlere alıştırdığım yüreğime ansızın iner sağanaklar
Ölümsüz ses duvarlarını aşar, yangınlı göğsüne dolanırım.
Her gün yeniden çıldıran bir usun dipnotlarında birikerek
Kendi yalnızlığının kahrını öfkenin tetiklerinden çekerek
Örselenen bedenin hüzün atlaslarına mevsimler ekleyerek
Yakılmış mektuplar getiriyorum sana, ismini heceleyerek.
Her gece seni sayıklayıp, görkemli aşk sofranı düşledikçe
Motiflerle biçimlendirilmiş güzelliğinin derinine indikçe
Halkalı bir zamanın labirentlerine inerek, seni düşledikçe
Köpüklü bekleyişlerin çağlayanlarında sevdanla arınırım.
Doğurgan gecelerin kefesinde taşırım eşsiz sevda resmini
Binlerce çeşit gül bahçelerinde yetiştiririm aşkın iksirini
Sensizlik ölümse, varlığının kollarında yitirsem kendimi
Sonsuz bir var oluşla büyüsek, bırakmasak hiç ellerimizi.