Yine sessiz sedasız, gelip girdin odama
Gözlerimin önünde, durdun sabaha kadar.
Sabır taşı olsaydın, bölünürdün ikiye
Nasıl dayandın diye, sordun sabaha kadar...
Yükledin omuzuma dertlerin her birinden
Şeytan bile oturdu, ağladı kederinden.
Hedefin yüreğimdi, bir değil bin yerinden
Hasret okları ile, vurdun sabaha kadar...
Ne çıkıp kendin geldin, ne de bir haber saldın
Ben özlemle yanarken, kimbilir ne zevk aldın.
Öldünmü be vefasız, söyle nerede kaldın
Gözümü kulağımı, yordun sabaha kadar...